Akdeniz’in Bağımsız Şehri Monako

Monako Gezi Rehberi | Gidiyorum

Akdeniz kıyısında yer alan şehrin çevresi Fransa sınırları ile döşeli bir şekildedir. Vatikan gibi bir yerden sonra dünyanın bağımsız olan ikinci devleti olarak bilinen Monako, kumarhaneleriyle ün salmış bir şehirdir. Küçücük bir şehir olan Monako, kumarhaneleri dışında demiryolları ile de bilinmektedir. Şehrin çoğu noktası kıyı kesimine yakındır. Hatta Fontvieille şehri denize beton doldurularak genişletilmiştir. Monako bağımsız bir ülkedir fakat burada sanki Fransa’da bir şehirmiş hissine erişebileceğiniz sayıda Fransız yaşamaktadır. Bu sebeple resmi dili Fransa olan Monako, yaşam süresi en uzun ülkelerden biridir. Bir Monakolu olarak doğarsanız ortalama yaşamınızın 90 yıl sürdüğü söylenmektedir. Tatiliniz için ne kadar doğru bir yer seçtiğinizin en büyük kanıtı. Tatile gelip ömrünüzü uzatmak varken başka yere gitmek mi olurmuş! Hadi kalkın gidiyoruz.

Görülmesi Gereken Yerler

Prenslik Sarayı

Monaco Kraliyet Sarayı olarak bilinen yapı ülkenin en çok dikkat çeken binalarından biridir. Saraya ulaşmak için Rample de la Major isimli merdivenleri birer birer çıkmanız gerekmektedir. Merdivenlerin sonunda varacağınız Palace Square sizi saraya ulaştıracaktır. Prenslik Sarayı Kraliyet ailesinin 1927 yılından beri yaşamakta olduğu saraydır. Gelişen turizm ile birlikte turistlerin sık sık ziyaret noktası haline gelen sarayda ailenin özel eşyaları yer almaktadır. Rönesans dönemine ait olan yapının içi kadar mimari yapısı da ilgi çekmektedir. Sarayın bölümlerinden en ilgi çekenlerinden biri de Prens III. Rainier’in araba koleksiyonudur.

Oşinografi Müzesi

Denizbilimcilerinin bir müzesi olan Oşinografi Müzesi, Monaco’nun turist çeken bölgelerinden biridir. Özellikle de çocuklu ailelerin şehre geldiğinde ilk ziyaret etmek istediği bölgelerden birini oluşturur. Akdeniz Bilim Komisyonu’na ev sahipliği yapan müzede, okyanuslar, gelişimleri ve okyanustaki saymakla bitiremeyeceğimiz birçok canlı hakkında bilgi verilmektedir. Prens Albert I tarafından 1910 yılında açılan müze, 2010 yılına yüzüncü yılını kutladığından beri tüm ilgileri üzerine çekmiş vaziyette.

Napolyon Müzesi

Fransa’ya ait eserlerin sergilendiği Napolyon Müzesi, Monako Prenslik Sarayı’na bağlı bir müzedir. Günümüzdeki prensin dedesi Prens Louis II’nin toparladığı koleksiyonların yer aldığı müzede, Fransa’nın saltanatı, fetih esnasındaki belgeler ve daha birçok özel eşya sergilenmekte.

Prens Rainier’in Klasik Otomobil Koleksiyonu

Şehirde en az kumarhaneler kadar ilgi çeken müze Prens Rainier’in koleksiyonlarının sergilenmekte olan müze. Les Terrasses de Fontvieille’de yer alan otomotiv koleksiyonu 100 yıllık bir tarihe sahip. Otomobillerin nasıl geliştiğini, icat edildiğini ve bu sayede gelişen otomotiv sanayini de gözler önüne seren koleksiyon Prens Rainier’in otomobillere ne kadar tutkulu olduğunun en büyük kanıtı. 1993 yılından itibaren sadece kendisine özel olan koleksiyonu halka açma kararı verene Prens Rainier, halka yaptığı iyiliklerle bilinmeye devam ediyor.

Grace Kelly ve Gül Bahçesi

Amerikan film oyuncusu olarak tanıdığımız Grace Kelly, Cannes film festivali esnasında tanışmış olduğu Prens Rainier ile büyük bir aşk sonucu evlenir. Üç çocuk sahibi olan muhteşem çiftin kaderleri maalesef ki uzun ömürlü bir şekilde çizilmemiştir. Kelly 1982 yılında bir trafik kazasında vefat eder. 2005 yılına kadar yalnız bir adam olarak yaşayan Prens Rainier’de 2005 yılında vefat eder ve prensliği oğullarından biri olan Albert üstlenir. 1982 yılında eşini kaybeden ve bu duruma çok üzülen Prens Rainier eşini anmak için ona bir gül bahçesi yaptırır. Bahçenin içerisinde Grace Kelly’nin de heykelinin olması burayı turistik bir yer haline getirmiştir.

Condamine Pazarı

Geldik hediyelik eşya alma denilen en keyifli aktiviteyi nerede yapabileceğinize. Condamine Pazarı olarak bilinen pazar şehrin 4 ana bölgesinden biri olan Condamine bölgesinde yer alıyor. Yat limanına yakın olması hem görsel olarak sizlere büyük keyif verecek hem de butik dükkanların çeşitliliğine şaşırıp kalacaksınız.

Monako Yeme İçme Rehberi

Gezdik, gördük fakat artık bir şeyler yemek şart oldu. Fransızların nüfuslarının Monako insanına göre daha fazla olduğunu sizlere yazımızın başında belirtmiştik. Bu sebeple Fransa mutfağı şehrin en sık tükettiği mutfaklar arasında yer alıyor. Akdeniz şehri olmasının verdiği güce dayanarak da İtalyan mutfağından esintiler alan mutfak oluyor size muhteşem bir karışım. İtalyan makarnalarından, deniz ürünlerine kadar her çeşit yiyeceği bulabileceğiniz mutfakta, yerel olarak karşılaşabileceğiniz ilk yiyecek domates soslu morina balığı ile yapılan Stocafi. Hamur işleri ile arası iyi olanlara Barbagiuan ve Fougasse’yi önermekle birlikte nohut unundan yapılan bir pancake olan Socca’da tatlıcılar için muhteşem lezzetler arasında.

Ulaşım ve Konaklama

Türkiye’den maalesef ki Monako’ya direkt olarak uçmanız henüz mümkün değil. Bu sebeple önce Monta Carlo şehrine varmalı oradan da arabayla veya otobüsle Monako’ya ulaşmanız mümkün. Konaklama adına oldukça uygun olan şehir, küçük olmasının verdiği rahatlıkla istediğiniz her yerde yatacak bir yeriniz olduğunu size vurguluyor.Biz yine de limana yakın yerde kalmanızı öneriyoruz ki şehrin 24 saatine de hakim olabilin. Günlük 15 Euro’dan başlayan fiyatlarla konaklama imkanınızın olduğunu da hatırlatalım.

 

 

 

 

Gidiş Tarihi
Tek Yön

Gidiyorum'un Rotası

Çerez Politikası Daha fazla bilgi