Kıbrıs’ın Görkemli Liman Kenti Girne

Girne Gezi Rehberi | Gidiyorum

Kıbrıs’ın Beşparmak Dağları ve limanı ile çevrili şehri Girne, 70 bine yaklaşan nüfusuyla dikkatleri üzerine çekmektedir. Her geçen gün hızlı bir büyüme kaydeden şehir, yarım ay biçiminde yerleştirilmiş mekanları, birbirinden görkemli ve tarihi Venedik evleri, her yere yürümenin verdiği keyifle birlikte Akdeniz’in tercih edilen şehri haline gelmiştir. Tarihi açıdan önemli bir şehir olan Girne’nin geçmişi Milattan Önce 10.yüzyıllara kadar dayanır. Ege’den gelen bir gruba yerleşim yeri açmış bir şehir olan Girne, Kıbrıs’ın sayıca fazla olan medeniyetlere kucak açtığı ve bu sayede kültür zenginliğinin çok olduğu bölgesidir. Yazın bunaltıcı sıcakların hissedilmesinden dolayı, şehre ilkbahar veya sonbaharda gitmek çok daha keyifli olacaktır. Hem yürüyerek şehri gezmek adına, hem de hafif bir esintiyle denize girmek adına! Akdeniz’in eşsiz doğası ile karşı karşıya kalma imkanınızın olduğu Girne’ye gelin bir bakalım.

Görülmesi Gereken Yerler

Girne Kalesi

Dikdörtgen şeklinde tasarlanmış bir kale düşünün ve tam limanın dibinde olduğunu gözünüzde canlandırın. Harika değil mi? Şehrin simgesi haline gelmiş olan Girne Kalesi’nin ne zaman oluşturulduğu net bir şekilde bilinmemekle beraber, Milattan sonra 7.yüzyılda Bizanslılar tarafından şehri korumak için yaptırıldığı düşünülmektedir. Daha sonra kaleyi ele geçiren medeniyetler tarafından çeşitli düzeltmeler ve eklemelerle bugünkü görünümü kazandırılmıştır. Son şeklini de Milattan sın 1500’lü yıllarda almış olan Girne Kalesi, savaş zamanlarında birçok medeniyetin sığınma alanı olmasından dolayı şehirde büyük bir öneme sahiptir.

Batık Gemi Müzesi

Girne Kalesi’ne gelmişken içinde görmeden geçemeyeceğiniz bir yer daha var, Batık Gemi Müzesi. Helenistik döneme ait olduğu söylenilen bir donanma gemisinden kalanların sergilendiği müze, yerli ve yabancı turistlerin odağı olmuş vaziyette. Çünkü bu gemi tarihin bilinen ilk batık gemilerinden biri, canlı ve kanlı bir şekilde müzede sergileniyor.

Boğaz Şehitliği

Boğaz Şehitliği şehir için bilinen bir diğer sembol. 1974 yılında ülkenin ve dolaylı olarak da tüm şehirlerin yaşamış olduğu Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında şehit düşen askerlerin anısına yaptırılmış olan müze, Lefkoşe’den Girne’ye varan yol üzerinde yer alıyor. Orada can veren birçok insanın hikayeleri, eşyaları ve daha birçok şeyi müzede sergilenmekte. 50. Piyade Alay Komutanı Albay H. İbrahim Karaoğlanoğlu ve Pilot Binbaşı Fehmi Ercan’ın şehit düşmüş olduğu ev de müzede yer almakta. Silahlar ve birçok savaş aracı ise açık bir şekilde müzenin bahçesinde sergileniyor.

Ağa Cafer Paşa Camii

Kıbrıs’ın bağımsızlığını ilan edene kadar ki süreci oldukça zorluydu. Fakat bu sürede birçok uygarlığa ev sahipliği yapmak zorunda kaldıklarından, her şey yoluna girince Kıbrıs’a dolayısıyla da Girne’ye birçok kültürel miras kaldı. Kıbrıs Valisi Ağa Cafer Paşa tarafından yaptırılmış olan camii 1589 yılından beri Girne Kalesi’nin yanında varlığını korumaktadır. Girne’nin bilinen en eski camisidir. Tek bir minareye sahip olan camii taştan yapılmış ve tek şerefelidir. Caminin yanında Hasan Kavizade Efendi Çeşmesi de yer almaktadır.

Halk Sanatları Müzesi

Şehrin liman bölgesine yakın bir yerde olan müze iki katlı bir ev şeklindedir. 18.yüzyıldan beri varlığını sürdüren müze şehir için tam bir kültür yuvasıdır. Müzenin ilk katı zeytinyağı mengeneleri, karabasan ve dokuma tezgahları olarak tarım işi için gerekli araçların ve gereçlerin sergilendiği bir kattır. İkinci kata çıkıldığı zaman, tığ işlerinin en güzel örnekleri, özel işlenmiş masa ve yatak örtüleri, oyulmuş çeyiz sandıkları, gelinlikler ve çoraplar sergilenmektedir. Kıbrıs’ın el sanatlarına verdiği tüm önemi ve bu konudaki gelişimini Halk Sanatları Müzesi’ni kronolojik bir sıralamayla gezerek görebilirsiniz.

Bellapais Manastırı

Bilinen adıyla Beylerbeyi Köyü, tam bir doğa cennetidir. Limon ve nar ağaçlarının çevrelediği bu Akdeniz Köyü’nde yer alan Bellapais Manastırı, mimari sanat eseri olarak köyün içerisinde farkını ortaya koymaktadır. Gotik mimariden esinlenilerek yapılan manastırın 1158 ve 1205 yılları arasında yapıldığı bilinmektedir. Günümüzdeki haline kavuşması Fransa Kralı III. Hugh döneminde gerçekleştirilmiştir. Adayı Osmanlılar ele geçirince manastır Yunan Ortodoks Kilisesi olarak kullanmıştır. Manastırı yaz aylarında sabah 9 ve akşam 19.30 saatleri arasında kış aylarında ise sabah 9 akşam 17 arasında ziyaret edebilmeniz mümkün.

Girne Yeme İçme Rehberi

Geldik Kıbrıs’ın yeme ve içme zevkinin olduğu yere. Muhteşem sofraların kurulduğu, hoş sohbetlerin döndüğü, sıcacık insanların güzel misafirperverliğine hazır olun. Doğu ile batının bir araya geldiği bir mutfak olan Kıbrıs mutfağı, herkesin damak tadına uygundur. Girne yemekten öte meze aşığı bir şehirdir. Cacık, turşu, zeytin çeşitleri ve humus gibi mezeler en sık tüketilen mezelerdir. Kıbrıs’ın kendisine ait olan hellim peyniri sofralardan eksik olmaz. Kıbrıs’ın mutfağına özel olan Molehiya mutlaka tatmanız gereken bir lezzete sahiptir. Reyhan görünümlü bamya tadına sahip yiyecek, kuzu veya tavuk etiyle pişirilerek servis edilir. Buna ek olarak şeftali kebabı, küp kebabı, mücendra pilavı ce kokolas da tatmanızı önerdiğimiz lezzetler arasında.

Ulaşım ve Konaklama

Türk vatandaşlarında vize aramayan Girne’ye nüfus cüzdanı ile girebilmek mümkün. Türkiye’de hemen hemen her büyükşehirden Girne’ye uçuş bulunmaktadır. Girne için önce Ercan Havalimanına gidip oradan Girne’ye otobüs veya araç kiralayarak varabilirsiniz. Trafiğin soldan aktığını unutmayın! Girne’de konaklama konusunda hiçbir tereddüttünüz olmasın, neden mi 15 Euro’dan başlayan fiyatlarla şehrin istediğiniz herhangi bir noktasında kalabilme imkanınız var da ondan!

Gidiş Tarihi
Tek Yön

Gidiyorum'un Rotası

Çerez Politikası Daha fazla bilgi