Marseille, the French Port of the Mediterranean | Gidiyorum.com

Marseille, the French Port of the Mediterranean

Kentin 2600 yıllık bir geçmişi vardır ve bu uzun tarihi onu Fransa’nın en eski kenti yapmaktadır. 2600 yıl önce Foça’dan gelen Grekler tarafından kurulan şehir, bugün Fransa’nın en kozmopolit şehirlerinden biridir. Bunun yanı sıra, Avrupa’nın Akdeniz’deki en büyük limanı da Marsilya’da bulunmaktadır. Toplamda 57 kilometrelik sahil şeridine sahip olduğundan yaz turizmi için tercih edilen bir bölgedir. Ticaret ve iklimin elverişli olmasından dolayı tarım, en önemli geçim kaynaklarıdır. Pers ve Roma hakimiyetinin ardından 15. yüzyıla kadar Provence Kontluğu’na bağlı olan şehir bu yüzyıldan itibaren Fransa Krallığı’nın bir parçası olmuştur.

Görülmesi Gereken Yerler

Marseille Cathedral

19. yüzyılda Fransa’da inşa edilen tek katedral olma özelliğine sahip yapı, kubbeleri, mozaik süslemeleri ve beyaz mermerlerle beraber kullanılan kırmızı yeşil taşlarıyla oldukça dikkat çekici bir yapı. Bizans ve Neo Roma üslubunda inşa edilmiştir. Katolik Kilisesi’ne bağlıdır. Yüksek tavanları ve mozaikleriyle son derece ihtişamlıdır.

Notre Dame de la Garde

Marsilya’nın en yüksek noktası olan La Garde tepesinde bulunmaktadır. Yapı Marsilya’nın simgesi durumundadır. 13. yüzyılda yapının yerinde bir şapel bulunuyormuş, 15. yüzyılda ise aynı yere yeni bir papel inşa edilmiş. Bu ikinci yapı St. Gabriel’e adanmış fakat Marsilya’yı ziyaret eden Kral Fransuva, şehrin korunmasız olduğuna karar vererek surlar yapılmasını emretmiş. Bu emrin ardından şapelin çevresine de bir sur yapılmış. Fransız Devrimi’nin ardından şapelin eskidiği düşüncesiyle yeni bir kilise yapımına karar verilmiş. Bu yeni kilise Neo Roma ve Bizans üslubunda tasarlanmıştır. 1864 tarihli yapıya 1931 yılında Çocuk İsa’yı kucaklayan Meryem heykeli eklenmiş. Yapının inşasında yaşanan maddi zorluklar imparatorun ve halkın desteğiyle aşılmıştır.

Longchamp Sarayı

Şehirde yaşanan su sıkıntısının çözüme kavuşmasının anısına yapılan saray aslında Fransız tipi bir saray bahçesidir. Büyüklüğü ve ihtişamı sebebiyle masraflı olmuş ve tamamlanması 30 yılı bulmuştur. Eskiden içinde bir hayvanat bahçesi de bulunuyormuş ancak bu bölüm kapanmış. Şimdi içinde Su Kalesi, Güzel Sanatlar Müzesi ve Doğa Tarihi Müzesi ve çeşmeler bulunuyor. Güzel Sanatlar Müzesi aynı zamanda Marsilya’nın en eski müzesidir. 17.-19. yüzyıl arası heykel ve resim koleksiyonunun içinde oldukça değerli parçalar sergilenmektedir.

Eski Liman

2400 yıldır aynı işlevle liman olarak kullanılan yer Vieux Port olarak biliniyor. Marsilya’nın en renkli bölgelerinden olan limanın güney kısmı lokantalar ve barlarla dolu. Bir akşam yemeğinizi burada liman manzarasıyla yiyebilirsiniz. Liman geçmişte iki kaleyle korunmaktaydı. Fort Saint-Jean ve Fort Saint Nicolas adındaki bu kaleler Kral XIV. Louis’nin emriyle inşa edilmiştir ve şehri dışardan gelecek tehlikelere karşı değil şehirde çıkacak herhangi bir isyana karşı tedbir amacıyla yapılmışlardır.

Chateau d’lf

Marsilya açıklarında bulunan Frioul Takımadaları’ndan en küçüğü olan adanın üzerine kurulu bir hapishanedir. Ada üzerinde kaleden başka bir yerleşim yoktur. Burası Fransa’nın Alcatraz’ı olarak da bilinir. Monte Kristo Kontu ile ölümsüzleşmiş bir yerdir. Aslında şehrin savunması için 1524-1531 arasında yapılan kale, 19. yüzyılın sonuna kadar hapishane olarak kullanılmıştır. Ve buradan kaçabilen olmadığı bilinmektedir. Fransa’daki Tarihi Anıtlar listesindedir.

St. Victor Manastırı

Liman bölgesinde yer alan manastır, Avrupa’da bulunan Hıristiyanlığa ait en eski yapılardan biridir. M.Ö. 3. yüzyıla ait bir Yunan mezarlığının üzerine inşa edilmiştir. Aziz Victor’un martirliğine adanan bu yapı Romanesk üsluptadır. Aziz Victor’un kemikleri de yakınlarındaki bir mağarada bulunmuştur. 1739’dan beri manastır olarak kullanılmayan yapının kütüphanesinde çok değerli el yazmalarının olduğu düşünülmektedir. Fakat zamanla bu el yazmaları kaybolmuştur. Manastırı yaptırdığı düşünülen keşiş Aziz John’un da mezarı bu manastır altındaki bir mahzende yer almaktadır.

MuCEM

Modern Marsilya’nın sembollerinden biri olan yapının adı Avrupa ve Akdeniz Medeniyetleri Müzesi anlamına gelir. 40 bin metrekarelik bir alana yayılan müzenin açılışı, 2013’te Marsilya’nın Kültür Başkenti olmasıyla yapılmıştır. Saint Jean Kalesi’nin yanında yer almaktadır. Akdeniz’in tarihi, kültürü ve hatta mutfağına dair birçok bilginin verildiği müzede aynı zamanda film gösterimleri, seminerler gibi farklı etkinlikler de düzenlenir. Kalıcı koleksiyonu giriş katta yer alır, geçici sergiler ise üst katta sergilenmektedir.

La Canebiere

Liman’dan Reform Kilisesi’ne kadar uzanan caddede alışveriş yapabileceğiniz yabancı ve yerli birçok mağaza bulunuyor. Marsilya’nın en ünlü caddesi hem alışveriş imkanı sunan hem de yemek yiyebileceğiniz restoranları olan hareketli bir lokasyon.

Marsilya Mutfağı

Marsilya’nın yemek kültürü Fransa ve Akdeniz mutfağının mükemmel bir karışımıdır. Deniz ürünleri, sebze ve meyveler, zeytinyağlılar bize de hiç yabancı olmayan tatlardan. Bouillabaisse Deniz ürünleriyle yapılan bir çorba çeşididir ve şehirde her yerde karşınıza çıkabilecek geleneksel bir yemektir. Daube de boeuf, Loup de mer, Barigoule, Soupe au pistou, Pieds et paquets isimli yemekleri de geleneksel yemeklerindendir. Ancak Ratatouille en çok bilinen sebze yemeğidir. Birçok sebzenin domates ve zeytinyağıyla pişirilmesiyle yapılır, sıcak veya soğuk olarak tüketilebilir.

Ulaşım ve Konaklama

İstanbul-Marsilya arası her gün uçuş bulabilirsiniz. Marsilya’ya uçuş düzenleyen “uçak firmaları”nın “en uygun uçak bileti fiyatları”na gidiyorum.com'dan erişebilir, “uçuş”unuzu “en ucuz” şekilde organize edebilirsiniz.

Bütçenize uygun konaklama tesislerinin fiyatlarına gidiyorum.com'dan ulaşabilir, seyahatinizden önce yapacağınız rezervasyonla indirim fırsatlarını yakalayabilirsiniz!