Greece's Pearl Mykonos | Gidiyorum.com

Greece's Pearl Mykonos

Kiklad Adaları olarak bilinen Mykonos, Yunanistan’a bağlı olmakla beraber aslında bir Ege adasıdır. Adanın genelinde bir Greek kültürü hakimdir. Gerek mimarisiyle gerek yaşam tarzı ile tam bir Yunan esintisini yakalayabileceğiniz bir güzelliğe sahiptir. Halk genel olarak Yunanca konuşur. 86 kilometrelik bir yüz ölçümüyle diğer adalara oranla çok daha küçüktür fakat, güzelliği ile herkesi büyüleyecek kadar da muhteşemdir. Mykonos genel olarak birbirinden farklı yel değirmenleri, kartpostalın içerisindeymişsiniz gibi gözüken gün batımı ve kumsallarıyla tam bir masal şehridir. Ayrıca eğlence hayatıyla da kendinden söz ettiren Mykonos, Yunanistan’da görülmesi gereken belki de en önemli yerlerden biridir. Ee daha ne duruyoruz gelin birlikte kumaş ticareti ile de tanınmış olan Mykonos’a bir yolculuğa çıkalım.

Görülmesi Gereken Yerler

Mykonos Town

Adanın merkezine hoş geldiniz. Chora ismiyle bilinen bölge beyazlıkların içinde yer alan dar sokakları, birbirinden güzel Arnavut kaldırımlarıyla karşınızda. Üstelik size yolun sonunun deniz varacağının da garantisini veriyor. Ege denizinde yer alan en tatlı, en cool adalardan biri olan Mykonos Town üzerinde boynunuza fotoğraf makinenizi asıp, küçük dükkanları gezip onları renk renk fotoğraflayabilirsiniz. Durun daha bitmedi sanat galerine uğrayıp, gün batımında elinizde soğuk bir içkinizi alıp keyif de yapabilirsiniz. Adanın merkezinde ilgi çeken bir diğer nokta ise şehrin en Yunan tarihini aktaran yeri olması. Geleneksel Yunan kimliğinin en net göründüğü Mykonos Town’a giderek huzurla kendinizi kaybedebilirsiniz.

Little Venice

Alefkandra olarak anılan mahalle Mykonos Town’un batı bölgesinde yer alır. Denizin tam olarak dibinde yer alan Little Venice, Ortaçağ’dan kalma bir alandır. İki üç katlı, tahta balkonlu evlerden oluşan yerlerin birleşimiyle oluşan bölgede evler denize karşı bir sur gibi sıralanmıştır. Mykonos’a geldiğinizde, sevdiklerinizle romantik bir anı yakalamak isterseniz Little Venice’e mutlaka uğramalı ve oradaki restoranlardan hoşunuza gidene gitmelisiniz. Üstüne üstlük muhteşem bir gün batımı da sizi karşılayacak. Little Venice’e ulaşım için Fabrika isimli otobüs duraklarından indikten sonra beş dakika yürüdükten sonra ulaşabilirsiniz.

Yel Değirmenleri

Geldik şehrin en meşhur görsellerinden biri olan Yel değirmenlerine. Mykonos Town’un en batısında yer alan tepede, şehrin hemen hemen her noktasından görülebilen yel değirmenleri, 16.yüzyıldan itibaren varlığını korumaktadır. 17 ve 19. Yüzyıl arasında Mykonos’ta buğday ve ekmek üretiminin yaygın olması yel değirmenlerini bir sembol olmaktan da çıkarmıştır. Yel değirmenlerinin bu kadar önemli olması ticareti hızlandırmasını kolay hale getirmiş olmasındandır. Nedeni ise adanın rüzgar aldığı açının kusursuz olması. 1.Dünya Savaşı’ndan sonra teknolojinin tüm dünyada hızla ilerlemesi sonucunda işlevini yitiren yel değirmenleri, günümüzde görsel güzelliği ile bizleri karşılamaktadır.

Panagia Paraportiani

Adanın en görkemli kilisesine gelmiş bulunuyoruz. Adaya gelenler burada fotoğraf çektirmeden adadan giderse, adaya hiç gelmiş sayılmazlar. Kastro isimli bölgede yer alan kilise 15.yüzyılda inşa edilmiştir. Kilisenin en ilgi çekici noktası 4 farklı yapının birleşerek görkemli bir kiliseyi meydana getirmiş olmasıdır. Kiliseye detaylı bir bakış attığınız zaman, Bizans geleneklerine, mimarisine ve yaşam tarzına uygun bir şekilde inşa edildiğini fark edeceksiniz. Kilisenin adında geçen porta kelimesi kapı anlamına gelmektedir ve günümüze maalesef ki kilisenin giriş kapısı ulaşamamıştır. Girişte yer alan kiliselerden biri sabahın erken saatlerinden gün batımının sonuna kadar ziyarete açık bir vaziyette sizleri karşılamaya hazır bir şekildedir.

Pelikan Petros

Adanın maskotuna merhaba deyin. Pelikan Petros, denizi bulduğunuz an görebileceğiniz bir konumda yer alıyor. 1950’li yıllarda bir pelikan fırtınadan dolayı sahile vurmuş bir şekilde bulunur. Onu bulan balıkçılar ona sahip çıkmış ve onun yaralarını iyileştirmeye çalışmıştır. Böyle bir yardımseverlik sonucunda iyileşmiş olan pelikana, ada balıkçıları Petros adını vermiş ve pelikanı adanın bir sembolü haline getirmişlerdir. Petros 1985 yılında bir araba kazasında yaralanmış ve hayatını kaybetmiştir. Bunun üzerine üzülen halk 1986 yılında bu geleneği devam ettirmek için bir pelikan daha alıp adını tekrar Petros koyarak yaşamlarına devam etmişlerdir.

Mykonos Arkeoloji Müzesi

Şehrin meydanında yer alan otobüs durağının hemen yanında yer alan müze, yılın her günü açık bir şekilde ziyaretçilere kucak açar. 1902 yılında kurulan müzenin arsası Mykonos belediyesi tarafından bağışlanmış ve daha sonra Eğitim Bakanlığı ve Atina Arkeoloji Cemiyeti tarafından müzeye çevrilmiştir. Birçok yapımdan geçen bina 1934 yılında bugünkü halini alacak şekle getirilerek ziyaretçilere açık bir hale gelmiştir. Müze Helenistik dönemden itibaren varlığını sürdüren eserleri sergiler. Seramikler, ritüel eşyaları ve mezar taşlarından oluşan birçok esere yer veren müzeyi tam 4 Euro ve öğrenci 2 Euro’dan ziyaret edebilirsiniz.

Mykonos Yeme İçme Rehberi

Hatırı sayılır bir mutfağa sahip olan Yunan mutfağının en güzel örnekleri Mykonos Town’da yer alıyor. Mutfağın canlı tarafının yer aldığı meydanda Yunanlıların kendine has yarattığı şiş kebabı veya gyros dedikleri döner çeşitlerinden tadarak, Yunan mutfağına bir giriş yapabilirsiniz. Dönerin üzerine bir de meşhur kreplerden tatlı niyetine yediniz mi güne huzurlu bir şekilde devam edebilirsiniz. Akdeniz ve Ege iklimlerine olan yakınlığından dolayı zeytinyağlı konusunda da hatırı sayılır bir lezzete sahip olan mutfakta ek olarak, dolmaki, kadaifi, kalamar, ahtapot ve karides gibi ürünlerin de tadına bakarak yemek kültürünüzü genişletebilirsiniz.

Ulaşım ve Konaklama

İstanbul üzerinden Mykonos’a aktarmasız uçuşlar bulunmaktadır. 1.5 saatlik bir uçak yolculuğu sonrasında Yunanistan’ın muhteşem sahiline kendinizi bırakabilir ve iş hayatının yorgunluğunu hızlı bir şekilde üzerinizden atabilirsiniz. Konaklama için size önereceğimiz tek yer Mykonos Town olacaktır çünkü şehrin kalbi burada atmaktadır ve her yere ulaşım imkanı sağlaması da konaklama açısından doğru yer olduğunu kanıtlar niteliktedir. Geceliği 20 Euro’dan başlayan fiyatlarla Mykonos’da istediğiniz şekilde konaklayabilirsiniz.