Kültür Başkenti İstanbul'u Keşfedin | Gidiyorum.com

Kültür Başkenti İstanbul'u Keşfedin

Dünyanın en eski şehirlerinden biri olan İstanbul Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluklarına başkentlik yapmış önemli bir merkezdir.

 

400.000 öncesine ait ilk yerleşim izlerinden günümüz metropolüne dönüşen şehir, birçok çağa ait kültürel mirasın yanı sıra birçok farklı kültürel grubun yaşam biçimlerine de ev sahipliği yapmakta.

 

Özellikle Bizans ve Osmanlı’dan kalan çok sayıda mimari eser, şehrin hem ulusal hem de uluslararası cazibesini her dönem korumasını sağlamakta.

 

Görülmesi Gereken Yerlerden Bazıları

 

Ayasofya Müzesi

 

 

Ayasofya Doğu Roma İmparatorluğu’nun İstanbul’da yapmış olduğu en büyük kilise olup aynı yerde üç kez inşa edilmiştir. İlk yapıldığında Megale Ekklesia (Büyük Kilise) olarak adlandırılmış, 5. yüzyıldan itibaren ise Ayasofya (Kutsal Bilgelik) olarak tanımlanmıştır. Ayasofya Doğu Roma İmparatorluğu boyunca hükümdarların taç giydiği, başkentin en büyük kilisesi olarak katedral işlevi görmüştür.

 

Ayasofya, Fatih Sultan Mehmed’in 1453’te İstanbul’u fethetmesiyle camiye çevrilmiştir. Fetihten hemen sonra yapı güçlendirilerek en iyi şekilde korunmuş ve Osmanlı Dönemi ilaveleri ile birlikte cami olarak varlığını sürdürmüştür. Yapıldığı tarihten itibaren çeşitli depremlerden zarar gören yapıya, hem Doğu Roma, hem de Osmanlı Dönemi’nde destek amacıyla payandalar (ayak) yapılmıştır. Mimar Sinan tarafından yapılan minareler ise aynı zamanda yapıda destekleyici payanda işlevi görmektedir.

 

Ayasofya Mustafa Kemal Atatürk’ün emri ve Bakanlar Kurulu kararı ile müzeye çevrilmiş ve 1 Şubat 1935’de müze olarak, yerli ve yabancı ziyaretçilere açılmıştır. 1936 tarihli tapu senedine göre, Ayasofya “57 pafta, 57 ada, 7. parselde Fatih Sultan Mehmed Vakfı adına Türbe, Akaret, Muvakkithane ve Medreseden oluşan Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi” adına tapuludur.

 

Hem Müslümanlar Hem de Hıristiyanlar için kutsallığı olan bu yapı, inşasından bu yana İstanbul’un en önemli eserlerinden biridir. Dini anlamı haricinde de dünya mimarisine yapılan büyük bir katkı ve Mimar Sinan’a kadar yapılan en büyük kubbeli yapı olma özelliği bakımından da ciddi bir önemi vardır. İçindeki mozaik süslemeler ve camiye çevrildikten sonra eklenen hat levhalar, el sanatları bakımından da Ayasofya’yı önemli merkezlerden biri haline getirir.

 

Yaz Sezonu-15 Nisan - 25 Ekim arası 09.00 - 19.00
Gişe Kapanış Saati: 18.00

Kış Sezonu-25 Ekim - 15 Nisan arası 09.00 - 17.00
Gişe Kapanış Saati: 16.00

Giriş Ücreti: 40 TL.

Ayasofya Müzesi, kış tarifesine göre, müzeye son giriş 16.00 olmak üzere 09.00-17.00 saatleri arasında; yaz tarifesine göre ise, müzeye son giriş 18.00 olmak üzere 09.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilmektedir. Müze Kart, müze gişelerinden temin edilebilmektedir.

 

 

Topkapı Sarayı

 

 

Fatih Sultan Mehmed’in 1453 yılında İstanbul’u fethetmesinden sonra 1460 yıllarında yapımına başlanan ve 1478 yılında tamamlanan Saray; Marmara Denizi, İstanbul Boğazı ve Haliç arasındaki tarihi İstanbul yarımadasının ucundaki Sarayburnu’nda bulunan Doğu Roma akropolü üzerindeki 700.000 metrekarelik bir alan üzerine kurulmuştur. Fatih Sultan Mehmed’den itibaren 31. padişah Sultan Abdülmecid’e kadar yaklaşık 400 yıl süreyle imparatorluğun idare, eğitim ve sanat merkezi olarak kullanılmış, aynı zamanda padişahın evi olmuştur. 19.yüzyılın ortalarında hanedanın Dolmabahçe Sarayı’na taşınması ile terkedilmiş olmasına rağmen önemini her zaman korumuştur.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonra, 3 Nisan 1924 yılında müze haline getirilen ve Cumhuriyet’in ilk müzesi olan Topkapı Sarayı Müzesi, kara tarafından Fatih’in yaptırdığı Sur-i Sultani, deniz tarafından ise Doğu Roma surları ile şehirden ayrılmaktadır. Mimari yapıları, koleksiyonları ve yaklaşık 300.000 arşiv belgesi ile dünyanın en büyük saray-müzelerinden biridir.

 

 

Topkapı Sarayı Müzesi Giriş : 40 TL

Harem Bölümü : 25 TL

 

Kış Sezonu:  30 Ekim - 15  Nisan arası

Müze, Harem ve Aya İrini saat 09:00 - 16:45 arası ziyaret edilebilir.

Bilet gişeleri 16:00 da kapanmaktadır.

 

Yaz Sezonu: 15  Nisan - 30 Ekim arası

Müze, Harem ve Aya İrini saat 09:00 - 18:45 arası ziyaret edilebilir.

Bilet gişeleri 18:00 de kapanmaktadır.

 

Dolmabahçe Sarayı

 

Beşiktaş, Dolmabahçe Caddesi üzerinde yer alır.

1843'te Sultan Abdülhamid tarafından yaptırılmaya başlanan ve 1856'da kullanıma açılan Dolmabahçe Sarayı; 6 padişahın yanı sıra Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e de ev sahipliği yapmış, İstanbul'un en köklü tarihi yapılarından biridir. Padişah ve ailesinin özel yaşam alanı olan Harem-i Hümâyûn, devletin yönetim işlerine ayrılan Mâbeyn'i Hümâyûn(Selamlık) ve bayramlaşma ve devlet törenleri için kullanılan Muayede Salonu(Tören Salonu)'ndan oluşan saray, cumhuriyetin ilanından sonra ise Türk Tarih Kongresi, Türk Dil Kurultayları gibi önemli olaylara ev sahipliği yapmıştır. Ancak, sarayda yaşanan en önemli olay Atatürk'ün vefatıdır. Sarayın 71 numaralı odasında vefat eden Atatürk'ün naaşı Muayede Salonu'nda kurulan katafalga konarak, son saygı geçişi yapılmıştır. 1926-1984 yılları arasında protokol ve ziyarete kısmen açık olan Saray, 1984 yılından itibaren “müze- saray” olarak geziye açılmıştır.

 

 

Müze fiyatlandırması aşağıdaki gibidir:

Selamlık Tam  30 TL

Selamlık İndirimli  15 TL

Harem-Camlı Köşk-Saat Müzesi Tam  20 TL

Harem-Camlı Köşk-Saat Müzesi İndirimli  10 TL

Selamlık-Harem-Camlı Köşk-Saat Müzesi Tam  40 TL

Selamlık-Harem-Camlı Köşk-Saat Müze İndirimli  20 TL

Saray Koleksiyonları Müzesi Tam  5 TL

Saray Koleksiyonları Müzesi İndirimli  2,5 TL

 

Öğrenci gezi bileti 5 TL

Saray Koleksiyonları Müzesi 2 TL

Dolmabahçe Sarayı Pazartesi ve Perşembe günleri ziyaretçilere kapalıdır ve haftanın diğer günleri 09:00 ile 16:00 arasında ziyarete açıktır. Tüm Milli Saraylar’da olduğu gibi Dolmabahçe Sarayı’nda müze kart geçerli değildir. Ancak engelli ziyaretçiler ve onların refakatçilerinden de ücret alınmamaktadır.

 

 

Atatürk Müzesi

 

Savaştan sonra Suriye Cephesi’nden dönen Atatürk, Samsun’a gitmeden önce yaklaşık 1.5 yıl bu binada yaşadı. Daha sonra Hasan Tahsin Uzer tarafından alınan bina, 1927’de Uzer’den satın alınarak müzeye dönüştürüldü. Atatürk’ün kişisel eşyaları, tarihi belgeler ve portrelerinden oluşan koleksiyonla sergilenmeye başladı.

 

Müze, İstanbul’da Şişli, Halaskargazi Caddesi üzerinde yer alır. Pazar ve Perşembe günleri hariç 09:00-16:00 arasında ücretsiz olarak gezilebilir.

 

Florya Atatürk Deniz Köşkü

 

Deniz tabanına dikilen kazıklara oturtulan bina, karaya ahşap bir iskeleyle bağlanır. 14 Ağustos 1935’ten itibaren Atatürk’ün yazlık çalışma ofisi olarak kullandığı bir yapıdır.

Köşk önemli davetlere ve bilimsel toplantılara da ev sahipliği yapmıştır.

 

1988’den itibaren TBMM Milli Saraylar’a bağlanmış ve müze olarak hizmet vermekte olan köşk pazartesi ve perşembe günleri dışında, kış döneminde 09.00-15.00 saatleri arasında, yaz döneminde ise 09.00-16.00 saatleri arasında görülebilir.

 

Sultan Ahmed Camii

 

Blue mosque in glorius sunset, Istanbul, Sultanahmet park. The biggest mosque in Istanbul of Sultan Ahmed-Ottoman Empire.)

Osmanlı padişahı I. Ahmed tarafından 1609-1917 arasında Mimar Sedefkâr Mehmed Ağa’ya yaptırılan cami, içindeki 20.000’i aşkın beyaz-mavi ve yeşil renkli İznik Çinileri sebebiyle Avrupa’da “Blue Mosque” olarak bilinir.

Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesinden sonra Sultan Ahmed, İstanbul’un ana camii olarak kabul edilir. Sultan Ahmed Camii bir külliye yapısıdır ancak külliye içindeki bulunan yapıların bir kısmı günümüze ulaşmamıştır. Türkiye ve İstanbul’un ilk 6 minareli camisidir.

 

 

 

Aya İrini Müzesi

 

 

Topkapı Sarayı I. Avlu’da yer almaktadır.

4. yüzyılda inşa edilen Aya İrini Kilisesi, 532 yılında geçirdiği yangın sonrasında Doğu Roma İmparatoru Justinianus tarafından 548 yılında yeniden yaptırılmıştır.İstanbul’un fethinden sonra camiye çevrilmediği için mekânın içinde ve dışında çok fazla değişiklik yapılmamış, silah ve ganimetlerin depolandığı yer olarak kullanıldığından “Cebehane” adını almıştır. 19. yüzyılda “Harbiye Ambarı” adıyla depo işlevi devam eden yapı, 1846 yılında, Tophane Müşiri Fethi Ahmed Paşa’nın girişimiyle Mecma-i Esliha-i Atika ve Mecma-i Âsâr-ı Atika (Eski Silahlar ve Eski Eserler Müzesi) adıyla iki bölüm halinde bir müzeye dönüştürülmüştür. Daha sonra yeniden depo haline gelen yapı, 1908-1940 yılları arasında Askeri Müze olarak kullanılmıştır.

 

Süleymaniye Camii

 

 

Kanuni Sultan Süleyman adına 1551-1557 yılları arasında İstanbul'da Mimar Sinan tarafından inşa edilen cami Klasik Osmanlı Mimarisinin en önemli örneklerinden biridir.

Caminin kıble tarafında içinde Kanuni Sultan Süleyman'ın ve eşi Hürrem Sultan'ın bulunduğu bir hazire mevcuttur.

Mimar Sinan'ın kalfalık devri eseri olarak nitelendirilen Süleymaniye Camii, medreseler, kütüphane, hastane, sıbyan mektebi, hamam, imaret, hazire ve dükkânlardan oluşan Süleymaniye Külliyesi'nin bir parçası olarak inşa edilmiştir.

 

İstanbul Arkeoloji Müzeleri

 

 

İstanbul’un Fatih ilçesinde Gülhane, Osman Hamdi Bey Yokuşu üzerinde yer alan ve İstanbul'daki Neo-Klasik mimarinin en güzel ve görkemli örneklerinden biri olan İstanbul Arkeoloji Müzesi Kompleksi birden fazla binadan oluşuyor. Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan ve günümüzde Türk çini ve seramik örneklerinin sergilendiği Çinili Köşk, başta Güzel Sanatlar Akademisi olarak kullanılan ve sonradan Eski Şark Eserleri Müzesi olarak düzenlenen tarihi bina, daha sonradan eklenen kuzey ve güney kanatlarından oluşan bugünkü ana müze binası, son olarak yeni sergi salonlarına duyulan ihtiyaç nedeni ile 1969-1983 yılları arasında eklenen Ek Bina'dan oluşan kompleksin büyük kısmı dönemin ünlü mimarı Alexandre Vallaury'in tasarımıdır.

Ziyarete açıldığı 13 Haziran(1891) tarihi halen ülkemizde müzeciler olarak kutlanan Arkeoloji Müzesi; şu anda giriş kat salonlarında Arkaik Dönem'den Roma Dönemi'ne Antik Çağ heykellerini, Sidon Kral Nekropolü'nden gelen İskender Lahdi, Ağlayan Kadınlar Lahdi, Tabnit Lahdi gibi dünyaca ünlü eşsiz eserleri barındırmaktadır. İki katlı binanın üst katında ise Hazine Bölümü, Gayri İslami ve İslami Sikke Kabineleri ile Kütüphane bulunur. Ek binada bodrum katta kazılarında ortaya çıkarılmış eserlerin sergilendiği "İstanbul Çevre Kültürleri" bölümü, "Thrakia-Bithynia ve Bizans" bölümlerinden oluşur. Ek binanın giriş katında ise "Çocuk Müzesi" sergilemesi yer alır. Ek binanın 1. katında "Çağlar Boyu İstanbul" bölümü, 2. katta "Çağlar Boyu Anadolu ve Troia", en üst katta ise "Anadolu'nun Çevre Kültürleri: Suriye, Filistin ve Kıbrıs Eserleri" kronolojik sıralama ile teşhir edilmektedir.

 

Açık Olduğu Saatler : 09:00 - 19:00

Bilet Satış Saatleri : 09:00 - 18:00

 

Müzeyi Pazartesi günü hariç her gün ziyaret edebilirsiniz.

 

Yıldız Sarayı

Beşiktaş, Ortaköy ve Balmumcu arasında, Boğaziçi’ne egemen bir konumda 500.000 m2lik bir alanı kaplayan Yıldız, yerleşim tarihi Bizans dönemine dek inen bir koruluktur. III. Selim’in, annesi Mihrişah Valide Sultan için “Yıldız” adıyla yaptırdığı bir köşkten dolayı bu ad ile anılmaya başlanmıştır.

Sultan II. Abdülhamid (1876-1909) döneminde yapılan binalarla Yıldız Sarayı adını alarak, İmparatorluğun Eski Saray, Topkapı Sarayı ve Dolmabahçe Sarayı’ndan sonra dördüncü yönetim merkezi olmuştur.

 

Bu önemli yapılar haricinde İstanbul’da Kariye Müzesi, İstanbul Modern, Mısır Çarşısı, Kapalıçarşı, Eminönü Yeni Cami, Ortaköy Camii, Galata, Kız Kulesi, Rumeli Hisarı, Yedikule Zindanları, Haliç, Pierre Loti Tepesi, İstiklal Caddesi, St. Antuan Kilisesi, Kadıköy Boğa Heykeli, Taksim Meydanı, Beyazıt Meydanı, Emirgan ve Fethi Paşa Koruları, Atatürk Arboretumu, Yerebatan Sarnıcı, Büyükada (Aya Yorgi Kilisesi), gibi önemli noktaların da mutlaka görülmesi gerekir.

 

 

YEME İÇME

 

Sultanahmet’te köfte, Süleymaniye’de kurufasulye, Baylan Pastanesi’nde tatlı, Karaköy’de baklava, Eminönü’nde balık ekmek, Kadıköy Borsam’da lahmacun, Beyoğlu Ara Cafe’de tiramisu, Üsküdar Zeki Usta’da kumpir -Ortaköy de kumpir için ideal adreslerden birdir-, Bostancı Nalia’da mıhlama, Beyoğlu Tarihi Cumhuriyet İşkembe Salonu’nda işkembe, Develi, Hamdi, Kaşıbeyaz gibi ünlü kebapçılarda kebap, Kanlıca’da yoğurt, Sarıyer’de börek yiyebilirsiniz. Hacıbekir’den lokum, Mehmet Efendi’den türk kahvesi, Vefa’dan boza denemeyi de ihmal etmeyin. Hepsi İstanbul ile özdeşleşen kendi kulvarında en iyi tavsiyelerdir.

 

 

MUTLAKA YAPILMASI GEREKEN ŞEYLER

 

  • Dünyanın en güzel hamamı Cağaloğlu Hamamında sefa yap.
  • Eski Şark Eserleri Müzesinde dünyanın en eski aşk şiirini gör.
  • Hıdrellez kutlamalarına Ahırkapı'da tanıklık et.
  • Zanaatkar aile geleneğinin en güzel örneklerinden biri olan Balyanlar'ın yapıtlarını ziyaret et. Yıldız Sarayından Dolmabahçe Sarayına, Selimiye Kışlasından Galatasaray Lisesine kadar birçok yapıda Osmanlı döneminden itibaren İstanbul'a metropol kimliği kazandırmada büyük katkıları olan Balyan Ailesinin dokunuşları bulunuyor.
  • Vefa Bozacısı'nda boza iç.
  • Edirnekapı'daki Asitane Restoran'da Osmanlı mutfağının tadına var.
Kaynak: Türkiye'de Ölmeden Önce Yapmanız Gereken 101 Şey, Akdoğan Özkan 

 

 

 

ULAŞIM

 

İstanbul’un iki havaalanı ve iki büyük otobüs terminali bulunuyor. “Türk Hava Yolları” yurtiçi seferlerini Kurtköy Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan, yurtdışı seferlerini de Yeşilköy Atatürk Havalimanı’ndan gerçekleştirmekte. “En ucuz uçak bileti iç hatlar” veya “ucuz uçak bileti” aramalarınızı gidiyorum.com'dan yapabilir bütçenize göre “en ucuz uçak bileti”ni bulabilirsiniz. “Pegasus bilet” veya “thy uçak bileti” gidiyorum.com ile kolaylıkla bulunabilir.

 

Biri Harem diğeri Esenler olmak üzere iki otobüs terminali, İstanbul ulaşımının ana noktalarındandır. Yine “otobüs bileti” aramalarınızı gidiyorum.com'dan yapılabilirsiniz.

  

KONAKLAMA

 

İstanbul otelleri arasında bütçenize en uygun otel ve apartları gidiyorum.com'da bulabilir, erken rezervasyon avantajlarından faydalanabilirsiniz.