Alanya Otelleri

Alanya der demez şüphesiz birçoğumuzun aklına Antalya’dan ayrı bir şehir gelir. Bu da Alanya’nın başlı başına popüler bir tatil cenneti olduğunu ve ününün Antalya sınırlarının dışına taştığının canlı kanıtı olsa gerek… Sıcacık iklimi, insana yaşam enerjisi veren doğal güzellikleri, el değmemiş koyları, mavi bayraklı plajları, lükslükte dünya markası tatil köyleri ve resort oteller, aile sıcaklığında samimi hizmet veren şirin pansiyon ve butik oteller, sayısız medeniyetin dönem dönem başrolde olduğu köklü geçmişi, Akdeniz mutfağına özgü enfes lezzetler, şık restoran, kafe ve eğlence mekanlarının çevrelediği limanı ve dahası ile sıra dışı bir tatile hazır olun, bizden söylemesi!

Alanya’nın simge yapılarının başında gelen, bu cennetten düşme tatil beldesini kuş bakışı seyre dalma fırsatı sunan Alara Kalesi’nin tarihi ta 1230’lu yıllara kadar uzanıyor. Alanya fethedildikten hemen sonra I. Alaeddin Keykubat tarafından inşa ettirilen bu heybetli yapının mimarisi de oldukça ilgi çekici. Alara Kalesi’nden sonra yönünüzü Antalya’nın en önemli kalıntılarından olan Alanya Kalesi’ni çevirebilirsiniz. Bir diğer önemli kale olan ve 33 metre yükseklikte mükemmel bir konumda yer alan Sinek Kalesi ise Eliseki Köyü sınırları içerisinde konumlanıyor. Sadece Alanya’nın değil, aynı zamanda tüm Türkiye’nin en çok ziyaret edilen yerleri listesinde ilk sıralarda gelen meşhur Damlataş Mağarası 1948 senesinde gerçekleşen dinamit patlaması sonucu keşfedilir keşfedilmez koruma altına alınmış, sarkıt ve dikitleriyle kelimenin tam anlamıyla bir film setini andıran eşsiz bir doğal oluşum. 

Dim Mağarası’nın gizemini keşfetmeden, Likyalılar, Urartular, Frigler ve Tunç Çağı’ndan kalma eserlerin sergilendiği Arkeoloji Müzesi’ni bir rehber eşliğinde gezmeden, 2 kilometre uzunluğundaki, turkuaz mavisi berrak sularıyla insanı masal dünyasına ışınlayan Kleopatra Plajı’nda güneşlenmeden, ilçe merkezine 40 km mesafede bulunan Sapadere Kanyonu’nda vakit geçirmeden, Hamaksia Antik Kenti, Selinus Antik Kenti ve Syedra Antik Kenti’ni boydan boya dolaşmadan, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1935 senesinde dinlenmek için kullandığı evin müzeye dönüştürülmüş hali olan Atatürk Müzesi’ni görmeden, Kızıl Kule’den Alanya’ya bir bakış atmadan, deniz seviyesinden 650 metre yükseklikteki Alanya Seyir Terası’nda selfie çekilmeden, Dim Çayı’nda rafting yapmadan, Toroslar’ın eteklerindeki yaylalarında 1 gün geçirmeden, Alanya gece hayatının dinamizmini keşfetmeden, laba, ilibada sarması, döğme aşı, şepit ve leziz mi leziz turunçgil reçellerini tatmadan Alanya turunuzu sonlandırmamalısınız.

Alanya otelleri de en az Antalya otelleri kadar ilgi görüyor kuşkusuz. Toros Dağları ile çevrili eşsiz doğa harikalarına ev sahipliği yapan Alanya’da konaklamak isteyenler bütçelerini zorlamamak adına mutlaka gidiyorum.com üzerinden erken rezervasyon otelleri sayfasından araştırma yapmalı. Öyle ki en ucuz Alanya otelleri bu şekilde bulunabilir. Antalya Havalimanı’na oldukça yakın bir konumda bulunan Alanya lüks konaklama tesisleri ile de yerli ve yabancı ziyaretçilerini memnun etmeyi başarıyor.

Masmavi suları, çarşaf gibi denizi, altın sarısı renginde ipeksi kumları, mavi bayraklı plajları ile çocuklu ailelerin de ilk tercih ettiği tatil beldelerinden biri olan Alanya otelleri ile ziyaretçilerine geniş bir yelpazede sayısız alternatif sunuyor. Uygun bütçeli konaklama için iç kesimlerdeki pansiyon ve butik oteller tercih edilebileceği gibi bölgedeki en ünlü plajlara yakınlığıyla dikkat çeken tatil köyleri ve son derece lüks resort oteller de değerlendirilebilir. Aynı zamanda Türkiye’de yayla turizmi açısından da adından sıkça söz ettiren Alanya yayla otelleri ile de sıra dışı bir konaklama deneyimi sunuyor. Antalya’nın bunaltıcı sıcaklarından kaçıp doğayla iç içe bir tatil geçirmek isteyen tatilciler soluğu Alanya’nın yemyeşil yaylalarında alıyor.
 

Çerez Politikası Daha fazla bilgi